MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Türkiye’yi yıkmanın, devleti dinamitlemenin adı barış ise biz barış denilen üsluba tamamıyle kapalıyız ve karşıyız''
“KÜRTÇÜLÜĞÜN MUTFAĞINDA YÜZÜNÜ KAPATAN AŞÇI SENSİN”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çelişkili beyanlarının, bir söylediğinin diğerini tutmamasının, aklının karışık ve bulanık olmasının kendisi adına olduğu kadar Türkiye açısından da kaygı verici olduğunu savunan Bahçeli, ‘fikirlerinde tutarlılık olmayan, sözlerinde derinlik bulunmayan birisinin’ Türkiye’yi 10 yıldır yönettiğini ileri sürdü. Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın hafta sonunda Gaziantep’te dile getirdiği ‘Tutturmuşlar bir şey; ‘Kürt sorunu’. Ben Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum. Kürt kardeşlerimin sorununa evet, Kürtçülüğe hayır… Kürtçülüğü reddediyorum’ sözlerine tepki gösterdi. Başbakan Erdoğan’ın gerçekleri sabote ettiğini, dara düşünce kendisiyle çeliştiğini savunan Bahçeli, şunları kaydetti:
“Aziz milletimiz bu ülkede Kürtçülüğün yayılmasına, bölücülüğün taban tutmasına ve etnik terörün masumiyet kisvesine büründürülerek temize çıkarılma arayışlarına kim ya da kimlerin neden olduğu iyi bilinmektedir. Merak etme Sayın Başbakan; göğe direk, denize kapak olmayacağı gibi, nafile beyanların, yalan sözlerin de kalıcılığı ve geçerliliği bulunmayacaktır. Bu sebeple, Kürtçülüğün mutfağında yüzünü kapatan aşçı sensin. Gerçekten de Başbakan Erdoğan ölüm döşeğindeki Kürtçülüğe can veren, su veren ve hayat veren kişidir.”
Başbakan Erdoğan’ın Kürt sorunu tanımlamasında da sicilinin bozuk olduğunu ve beyanlarının sallantılı olduğunu savunan Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın 24 aralık 2002 tarihinde ‘Türkiye’de Kürt sorunu yok. Sorun var diye inanacaksan sorun olur, yok dersen sorun ortadan kalkar’; 12 Ağustos 2005 tarihinde, ‘Kürt sorunu berim sorunumdur’; 21 Ağustos 2005 tarihinde, ‘Kürt sorunu farklı bir olaydır, PKK terörü veya terör sorunu farklı bir olaydır’; 30 Nisan 2011 tarihinde, ‘Bu ülkede artık Kürt sorunu yoktur’ dediğini söyledi.
“KÜRT SORUNU YOKTUR, BÖLÜCÜLÜK VE TERÖR SORUNU VARDIR VE TARAFLARI AKP’NİN MÜZAKERE ORTAKLARIDIR”
Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın darboğaza düşünce hemen düşüncelerinden caydığını, yön değiştirdiğini savunarak şöyle devam etti:
“Kendisinin, böylesi karanlık bir dönemde, PKK’nın cüret ve cesamet kazanlığı bir zaman aralığında, tek millet, tek vatan ve tek devlet açıklamasında bulunması da son derece dikkat çekici bulunmuştur. Başbakan Erdoğan tek milleti tanımlamıştır tanımlamasına, ama bu milletin isminin ne olduğunu bir türlü tarif edememiştir. Yine milleti bölmüş, yine milleti etnik kimliklere havale etmiştir. Başbakanın söyleyemediği, sırrını ve anlamını bilemediği büyük kudretin ismini kendisine hatırlatırım ki, Türk vatanı üzerinde yaşayan muazzam beşeriyetin isli büyük Türk milleti, devletinin ismi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türk milletinin müşterek lisanı Türkçedir. Türk devleti ülkesi ve milletiyle, ayrılmaz, bölünmez, parçalanmaz ve devredilmez bir bütündür ve bildirmek isterim ki, ebediyete kadar kesinlikle böyle kalacaktır. Türk milleti etnik bir yapıya atıf yapmaz, biyolojik beraberliği göndermede bulunmaz, ırkı önceliğe almaz. Türk milletinin eşit ve saygın fertleri Türkiye Cumhuriyeti de vatandaşlık bağıyla bağlıdır ki bundan dolayı herkes eşittir, Türkiye’dir. Türkiye’de sözde Kürt sorunu yoktur, bölücülük ve terör sorunu vardır ve tarafları AKP’nin müzakere ortaklarıdır. Ayrıca İmralı’da yatan teröristbaşı Kürt kökenli kardeşlerimin temsilcisi değildir. Aksini söyleyen ahlaksızdır, şuursuzdur ve insanımızın başına musallat olan kan içici kenelerdir.
Teröristlerin Türkiye’ye armut toplamak için gelmediğini ifade eden Başbakanın terörizme anlam yükleyen bölücülere kol kanat geren, teröristleri demokratik ortak muamelesi yapan tavrından uzaklaşması Türkiye’nin çökmemesi, Türk milletinin çözülmemesi için artık bir mecburiyettir.”